BİR TEK MELEKLER ŞAHİTTİ GÖZLERİMİZE GECEYE..NEDEN YALAN ZAMANA ESİR OLMUŞTUM SENDE!!BİLİYORUM BİR AVUÇ MUTLULUKTU SENİ BANA GETİREN SADECE!!GÜN GELİR SORACAKSIN BELKİDE SENİ BANA NE GETİRDİ DİYE!!...
(¯`•¸·´¯) TATLI PERİ (¯`·¸•´¯)
sevgiye aşka hayata dair ne varsa bulabileceğiniz güzel bir blog ortamı haydi sizde bize katılın!!!!!
--------------------------------------------------------------------------------
Bir insan aldatmaya neden gereksinim duyar acaba? Sebep sadece bir heyecan yaşamak mıdır? Ya da farklılıkları keşfetmek için bitmez tükenmez bir tatminsizlik midir aldatma? Bir insan neden böyle bir şey yapar, hiç düşündünüz mü?
Sadece ikili ilişkiler için düşünmeyin “aldatmak” kavramını. Onu hayatın ortasına yerleştirin ve öyle bakın bu kelimenin arkasında yatan gizemli ve akıl almaz dürtünün gücüne…
İnsan neden aldatır…Çünkü aldatan insan bozulmuştur, deforme olmuştur. Duyguları paslanmıştır, çürümüştür…
Biraz ağır mı oldu söylediklerim? Bence hafif bile kaldı, asıl söylenmesi gereken sözlerin yanında… Çünkü “aldatma” değerleri yok olmuş bir insanın, kendini tamir etmek için bitmeyen, tükenmeyen ümitsiz arayışlarının bir sonucudur… Aldatan insan, kendi yokluğunda kaybolmuştur. Uçurumun dibinden hayata son kez bakan bir enkazdan bir farkı yoktur onun. O kaybolmuş ve unutulmuştur. Onun tutunduğu son bir umut dalıdır “aldatma”… Karanlığın içinde kalan siyah bir toz bulutu gibidir o. Gördüğü ilk parlak yıldızdır onun yol gösterici pusulası… Peki nasıl olmuştur da, kaybolmuştur insan kendi yürüdüğü yolda? Uzak kaldığı için elbette kendisinden… Mutluluğu kendisi dışında bir başka yerde bulmak istediği için… Sadece bir adı olsun istediği için yaşadığı her şeyin. Ve bir şeyleri sadece yapmak için yaptığı için…
Aldatan insan, acınası bir enkazdır aslında. Onun yardıma ihtiyacı vardır. Çünkü eski hayatından kopacak kadar gücü, yepyeni bir hayat kurmaya yetecek kadar da cesareti yoktur. O aslında ne vardır, ne de yoktur. Günlük mutluluklarla teselli eder kendisini. Hep kaçarak yaşar… Hep yakalanma korkusuyla adım atar. Bunun adına da “yaşamak” der…
Korkak bir insan ne kadar mutlu olursa, ya da kaçarak bir insan ne kadar huzurlu olabilirse, aldatan insan da o kadar mutlu ve o kadar huzurludur işte. Ona yardım etmek gerekir. Onun yardıma ihtiyacı vardır çünkü. O cesur deseniz cesur değildir, güçlü deseniz güçlü değildir. Onu tehdit edebileceğiniz o kadar çok şey vardır ki… Onun duyguları herkesin izinsizce girip çıkabildiği kontrolsüz bir oda gibidir.
Peki, bütün bunlara rağmen neden aldatır insan? Çünkü, kendisi de aldatıldığı için yapar bunu… Kendi duyguları onu aldatmıştır. Hayatının karmakarışık zincirleme reaksiyonları, kendi benliğinden uzaklaştırıp, acımasızca aldatmıştır. Muhtemelen de intikam almak ister aldatırken. Peki, kimden intikam alır aldatan insan… Tabii ki, kendisinden…
insan arsızlığından aldatır kanka başka hiç bi sebebi olamaz insan birisiyle beraberken bi başkasına aşık olamaz eğer olursa demektirki o hiç aşık olmamış aşık olan insanın gözü kimseyi görmez tıpkı benim gözümün aşkımdan başkasını görmemesi giibi bu arada bloğun süper olmuş banada berklerim senin kadar güzel olmasada benimki de idare edr kib
Aşkın Dili Kuş Dili Gibidir, Ona Süleyman Gerek.
Aşkın Sabrı Sonsuzluktur, Ona Yus'uf Gerek.
Aşkın Esintisi Tufan Gibidir, Ona İsrafil Gerek.
Aşkın Yolu Dağ, Kır Ve Çöldür, Ona Kerem, Ferhat ve Mecnun gerek.
Bendeki Aşkın Tarifi Yok Sevgili, Onu Anlatabilmek İçin Yaşamak Ve Yaşatmak Gerek
°º¤ø,¸¸,ø¤º°`°º¤ø,¸
Ne yağmurlar misafir,ne bir bulut.kurak esmer yollardayım ve sen bunu bilmesen de,görmesen de,gözlerimde rutubetsin.
Eski aşklar pusu kurmuş,eşkiyalar şehre iner ve sen beni görmesen de,bilmesen de,gözlerimde rutubetsin.
Ne yıldızlar misafir,ne bir kandil,zifiriyim zülfükarsız ve sen bunu bilmesen de görmesen de,gözlerimde rutubetsin